İşitme cihazı pillerinizden nasıl en iyi şekilde yararlanırsınız?

İşitme cihazınız, sevdiklerinizi daha iyi duymanızı sağlar, acil durum sirenlerini algılamanıza yardımcı olur ve sinema, tiyatro gibi ortamlarda rahat bir dinleme deneyimi yaşamanızda etkilidir. Teknolojik gelişmişliğin yanında, yeni bir işitme cihazının, belki de en etkileyici kısmı pilleridir. Peki, işitme cihazı pillerinizden nasıl maksimum verim alacağınızı biliyor musunuz?

İşitme Cihazı Pilleri Nasıl Kullanılır?

Bu piller çok küçük görünebilir ama işitme cihazı kullanımında hayati önem taşımaktadırlar.

 

Yaşınız biraz ilerlediyse, küçük boyutlu pillerin yaygın olarak kullanılmadığı ve insanların saatlerini bile elle kurduğu zamanları hatırlarsınız. Günümüzde, şarj edilebilir seçenekler olsa dahi, birçok kişi klasik piller ile çalışan işitme cihazlarını kullanmaktadır. Pil teknolojisi, taşınabilir radyolarda kullanılanlardan bu yana oldukça geliştiyse de, pillere- özellikle, işitme cihazınızı maksimum güç ile çalıştıran küçük boyutlu pillere- özen göstermemiz gerekiyor:

  • İşitme cihazınızın pillerini değiştirmeden önce ellerinizi yıkayın. Ellerinizdeki yağ ve kir, pillerinize geçtiği takdirde işitme cihazınız zarar görebilir. Ellerinizdeki kir ve yağ, sadece işitme cihazınıza güç sağlamak için gerekli bağlantıyı engellemekle kalmaz, aynı zamanda ses çıkışını ve havalandırma boşluklarını tıkayarak bozuk veya zayıf ses iletimine sebep olabilir.

 

  • Günümüzde kullanılan işitme cihazı pilleri, cıva içermemektedir ve tehlikeli olmayan atıklar kategorisine girmektedir. Bunlar rahatlıkla çöp kutularına atılabilir. Yine de, bu pilleri pil atık kutularına atarak geri dönüştürülmelerini sağlayabilirsiniz.

 

İşitme Cihazı Pilleri Nasıl Saklanır?

İşitme cihazı pilleri, boyutlarına ve işitme cihazınızın güç seviyesine bağlı olarak, 3 ila 20 gün boyunca saklanabilir. Birçok işitme cihazı kullanıcısına benzer alışkanlıklara sahipseniz, elinizin altında bir ya da iki paket pil tutuyor olabilirsiniz. Ama yine de, işitme cihazı pillerinizi en iyi nasıl saklamanız gerektiğini aşağıdaki ipuçlarından öğrenebilirsiniz:

  • İşitme cihazı pillerinizi, çocuklarınızın ulaşamayacağı yerlerde ve ilaçlardan uzakta saklayın. Amerikan Pediatri Akademisi’ne göre, her yıl 3500’den fazla zehirlenme hadisesi, hastanelere bildiriliyor. Bu düğme boyutundaki piller, salya ile temas ettiğinde elektrik akımı oluşmasına sebep olan metaller barındırıyor. Bu akım, en fazla 2 saat içinde dokuyu yakarak iç organlara zarar verebiliyor.

 

  • İşitme cihazı pillerinizi, kuru ve normal oda sıcaklığındaki yerlerde saklayınız. Aşırı ısınma, pillerin gücünün zayıflamasına, içlerindeki sıvının akmasına ve kırılmasına sebep olabilir. Sanılanın aksine, pilleri buzdolabında saklamanın bir faydası yoktur. Hatta bu durum, pillerin içindeki sıvının yoğunlaşmasına sebep olarak kullanım ömrünü azaltır.

 

  • Daha eski pilleri daha önce kullanın. Birçok zinc-air düğme pil, oda sıcaklığında ve kuru bir yerde tutulduklarında 3 yıla kadar saklanabilir. Muhtemelen siz, kullanılmamış pilleri paketlerinin içinde bu kadar uzun süre tutmazsınız ama önce alınanı önce kullanma sistemi ile yedek pillerinizin işitme cihazınızı çalıştırmak için yetersiz kalmasını engellemiş olursunuz.

 

Uzun süreli pil ömrü

İşitme cihazı pilinizin, önemli bir etkinlik sırasında birdenbire bitmesi çok can sıkıcı olabilir. İşitme cihazınızın her zaman tam güç ile çalışması için aşağıdaki önerileri kullanabilirsiniz:

  • İşitme cihazınızın, pil taktığınız kısmını temiz tutun. Cihaz pilinizi değiştirmeden önce ellerinizi yıkayın ve cihazınızın pil takılan kısmını temiz ve kuru tutmaya çalışın.

 

  • İşitme cihazınızı kullanmadığınız durumlarda kapatın ve pillerini çıkartın. Ayrıca, geceleri uyumadan önce, işitme cihazınızın pil kısmını açarak nem alıcı cihazın içine koyabilirsiniz. Bu cihaz, pillerdeki ekstra nemi alır ve pillerin aşınmasını engeller.

 

  • Hemen kullanmayacaksanız pillerinizin üzerindeki plastik korumayı çıkarmamaya özen gösterin. Birçok işitme cihazı pili, pildeki çinkonun oksijen ile etkileşime geçmesi ile çalışmaya başlar. Üzerindeki plastik korumayı çıkardığınızda, pildeki çinko havadaki oksijen ile etkileşime geçerek çalışır hale gelir. Not: plastik koruma çıkarıldığında pili başka bir ürün ile saklamak bu etkileşimi engellemez.

 

  • Plastik korumayı pilinizin üstünden çıkardığınızda, pili cihazınıza takmadan önce en az 1 dakika bekleyin. Bu işlem, pilinizin tüm gücüyle çalışmasını ve işitme cihazınızı kullanırken pillerinizden maksimum verim almanızı sağlar.

 

  • Pillerinizi yanınızda taşırken dikkatli olun. Cüzdanınızda ya da çantanızda metal para ve ataş gibi eşyaların yanında tutmamaya özen gösterin. Metaller, pilinizin kısa devre yapmasına bu da aşırı ısınma ile birlikte pilinizin akmasına sebep olabilir. Pillerinizi, mümkün olduğunca orijinal paketlerinin içinde taşıyın. Paketin açıldığı durumlarda ise, kapağı sağlam olan küçük, plastik bir kaba koyun.

Özet

İşitme cihazı kullanıyorsanız, bu önerileri uyguladığınızda pillerinizin sizi yarı yolda bırakmasına izin vermemiş olursunuz. Fiziksel ve psikolojik sağlığınızı maksimize etmek için işitme cihazınızı her gün takmaya özen gösterin. İşitmenizde, işitme cihazınızın işleyişinde farklılık hissederseniz ya da sadece işitme cihazı pilleri ve kullanımı ile ilgili bilgi almak isterseniz, işitme cihazı uzmanınız ile görüşün. Birlikte çalıştığınızda, en iyi şekilde işitmeniz için çok daha uzun yıllarınız olacaktır.

Kaynak: https://www.healthyhearing.com/report/52767-How-to-get-the-most-from-your-hearing-aid-batteries

Share

İşitmeniz için tehlikeli olabilecek yaz aktiviteleri

Yaz mevsimi, birçok kişisel güvenlik sorunlarını da beraberinde getirebilir. Yaz boyunca kendimizi sıcaktan uzak tutarak ve sıkça su içerek korumaya çalışırız. Güneş kremi kullanarak, kendimizi zararlı güneş ışıklarından koruruz. Sinek kovarlar ile kendimizi sivrisineklerden korumaya çalışırız. Fakat yaz aktivitelerine dahil olurken, hangimiz işitme sağlığımızı korumaya yönelik çaba gösteriyoruz?

Merkür yükselirken tadını çıkardığımız etkinlikler, dikkatli olmadığımız sürece işitmemizi olumsuz yönde etkileyebilir. Bunu aklınızda tutarak, aşağıda, işitme sağlığınıza zarar verebilecek etkinlikleri bulabilirsiniz. Bazıları sizi şaşırtabilir.

Açık Hava Konserleri

Yaz mevsimi, bir açık hava konserine ya da festivale gitmek için en ideal zamandır. Sağlıklı İşitme Araştırması sonuçları, çok az kişinin konserlerin keyfini çıkarırken işitme sağlığını düşündüğünü ortaya çıkarmıştır. Fakat iç mekân konserlerine bakıldığında, sesin duvarlar tarafından emildiğini gözlemliyoruz. Açık hava konserlerinde, sesin emilimi sağlanamayacağı için, sahne alan sanatçılar sesi daha da yükseltmektedirler. Açık hava konserlerindeki ses seviyesi, genellikle 100 dB’in üstündedir yani, işitmenin korunması için sınır olarak belirlenmiş 85 dB’in oldukça üzerinde kalmaktadır. İşitme sağlığınızı korumak için, bu tarz konserlere katıldığınızda, hoparlörlerden uzakta oturmaya ve gerekirse, tek kullanımlık kulak tıkaçları almaya özen gösterin.

Motosikletler ve Sürat Tekneleri

Düşünülenin aksine, sürat teknesindeyken ya da motosiklet kullanırken, işitme sağlığınıza zarar verebilecek gürültü, motorun sesi değildir. İşitmenizi asıl etkileyen ses, rüzgar sesidir. 65 km/s hızla, kask takmadan motor kullanmak, kulaklarınızın 103 dB’e kadar ulaşan rüzgar sesine maruz kalmasına sebep olabilir. Eğer bu ses seviyesi, 115 dB’e ulaşır ve kulaklarınız bu sese 15 dakika boyunca maruz kalırsa, bu durum işitmenizde kalıcı hasar oluşturabilir. Sürat teknesine bindiğiniz takdirde, basit bir kullan-at kulak tıkacı yeterli olacaktır. Motosiklet kullananlar ise, sadece yoldaki sesleri duymalarını sağlayacak özel yapım kulak tıkaçlarını kullanabilirler.

Havai Fişek Gösterileri

Özel günlerde, ülkemizde havai fişek gösterileri oldukça yaygınlaştı. Bu gösterileri izlemek için, birçoğumuz gibi, ailecek dışarıya çıkmak isteyebilirsiniz. Fakat özellikle, bebeğiniz ya da küçük çocuğunuz var ise, onları bu gösterilere götürmemeye özen gösterin. Çocuklarınızı beraberinizde götürmeniz gerektiği durumlarda da, çocuğunuzun kulaklarını basit bir tıkaç ile korumaya çalışın. Çünkü, havai fişekler atılırken çıkan ses, 125 dB’e kadar yükselmektedir ve bu seviye, sizin ve çocuğunuzun işitme sağlığını riske atabilir.

Maçlar

Yaz etkinlikleri içinde en büyük kalabalığı çeken elbette ki, maçlardır. Özellikle ülkemizde futbol maçları, her daim oldukça revaçtadır. Fakat son yıllarda, kalabalık arttıkça ve ses sistemleri geliştikçe, sahalar daha da gürültülü alanlar haline geldi. Birçok kulübün taraftarları, stadyumlarda desibel rekoru kırmak için yarışıyor. Dolayısıyla, oldukça yüksek olan bu ses seviyelerine 30 saniyeden uzun süre maruz kalmak işitme sağlığınızı riske atar. Stadyumda maç izlemeye gittiğinizde, siz ve çocuğunuz için basit bit kulak tıkacı bulundurmak, işitme kaybı riskini azaltacaktır.

Hava (Uçak) Gösterileri

Ulusal bayramlar gibi özel günlerde, havalar açık ve güneşli olduğunda, uçak gösterilerini izlemek keyifli olabilir. Fakat pilotlar, gösteri gereği karaya yakın mesafelerde uçmaya başladıklarında, jet uçaklarının motor sesleri kulak tırmalayıcı olmaktadır. Çocuklar, bu gürültüden etkilenmeye ve kalıcı işitme hasarı yaşamaya daha müsaittirler çünkü kulak kanalları daha kısadır ve baskı, kulak içlerine daha kolay ulaşabilir. Hava gösterilerini izlemeye giderken, muhtemelen güneş kremi ve şapka gibi ihtiyaçlarınızı yanınıza alırsınız. Yanınıza, tüm ailenizin işitme sağlığını korumak için de bir şeyler almayı unutmayın.

Yazın tadını çıkarmak için bu etkinliklerden kaçınmayın fakat işitme sağlığınızı da korumayı unutmayın. Eğer işitmenizde boğukluk ya da kulağınızda çınlama hissederseniz bir işitme uzmanına görünmeyi ihmal etmeyin.

Kaynak: Healthy Hearing

https://www.healthyhearing.com/report/52654-Top-10-summer-activities-that-are-dangerous-to-your-hearing

 

Share

Oticon’un Restaurant Atmosferi Üzerine Araştırması

Oticon tarafından yeni yayınlanmış olan ve yemek severlerin sıklıkla gittiği 50 restoranı kapsayan araştırmaya göre; bu restoranlarda, en kalabalık zaman olan cumartesi akşam yemeği saatlerinde yemek yiyenler, 79 desibel civarında bir gürültüye maruz kalmaktadırlar.

 

Bu çalışma, Oticon’un işitme kayıplı kişilerin restoranlarda ve diğer gürültülü ortamlarda yaşadıkları problemlere dikkat çekmek ve ve yerel medyada yayınlanması için yapılmıştır. Oticon, geleneksel ve sosyal medyayı beraber kullanarak, infografikler ve mülakatlar aracılığıyla, işitme kayıplı kişilerin gürültülü ortamlarda yaşadıkları problemlere, Oticon Opn’ın BrainHearing teknolojisi de dâhil olmak üzere çözüm önerileri sunacaktır.

 

Araştırmada, TripAdvisor’da en yüksek puanları almış, 10 Amerikan şehrindeki restoranlar yer almıştır: Austin, Detroit, Chicago, Denver, Nashville, Portland, San Diego, Seattle, St. Louis ve Washington DC. Araştırma, araştırmaya dahil edilen 50 restoranın gürültü seviyelerinin ortalama 79.17 desibel veya üstünde olduğunu göstermiştir. En gürültülü mekanlarda gürültü seviyesi 81.92’ye ve 82.19 desibel’e yükselmiştir.

 

Sonuçlar şaşırtıcı değil. 2018 Zagat araştırmasına göre gürültü;  restoranlardaki, yüksek tavanlar, sert yüzeyler, açık ve geniş yemek alanları ile ekonominin güçlenmesine bağlı olarak artan kalabalık dolayısıyla dışarıda yemek yiyen kişilerin en büyük şikayeti haline gelmiştir.

 

Araştırmaya göre, gürültü birçok işitme kayıplı ve orta yaşın üstündeki kişinin lokantalara giderek sohbet edebilme yetisini elinden almaktadır. Sadece sohbete dahil olamama durumu bile, birçok işitme kayıplı bireyin sevdikleri ile dışarda yemek yemeye cesaret edememesine sebep olabilir.

 

Oticon Amerika’nın pazarlama departmanında başkan yardımcısı görevinde bulunan Sheila D. Oliver, “Hareketli atmosferin restoran sahipleri için çekici olabileceğini ve sessiz bir restoranın yemek yemeye gelen kişiler için rahatsız edici olabileceğini anlıyoruz” demiştir. “Bu, Oticon Opn ™ ‘da BrainHearing ™ teknolojisini geliştirmiş ve entegre hale getirmiş olmamızın nedenlerden biridir. Opn, günümüzün en gelişmiş çözüm önerilerinin dahi üstesinden gelemediği bir soruna çözüm getiriyor: Restoranlar gibi gürültülü ortamlarda bile birden fazla hoparlörle tüm sesleri dinleyebilme imkanı sunuyor. Ayrıca yeni Oticon ConnectClip bazen ihtiyaç duyulan durumlarda ekstra yardımı sağlayabilir. ”

 

Oticon’un ulusal medya desteği, tüketicilere restoran ikilemini çözmek konusunda oldukça yardımcı olabilecek tavsiyelerde bulunuyor. “Oticon.com/restaurantdilemma” adresinde tüketiciler -“işitme cihazlarınızı takın!”- gibi basit hatırlatmalardan farklı birçok çözüm önerisine kadar faydalı bilgiler bulabilirler. BrainHearing teknolojisi ile Oticon Opn, kullanıcılara gürültülü ortamların altından kalkma kabiliyeti verir.

Kaynak: Oticon US

https://www.audiology-worldnews.com/awareness/2994-study-takes-on-the-restaurant-dilemma

Share

Egzersiz Programınız İşitme Kaybına Sebep Olabilir Mi?

2018 yılına girerken, belki de fit olmayı hedeflediniz. Tatil dönemi yaklaşıyor, bu sebeple hep hayalini kurduğunuz fit plaj vücuduna kavuştuğunuzu görür gibisiniz. Ya da belki de, genel olarak sağlığınız için egzersiz yapmaya başladınız. Egzersiz yapmanın, vücuda ve zihne yararlarını göz ardı edemeyiz. Fakat dikkatli olun, yeni egzersiz rutininiz işitme kaybı gibi nahoş bir yan etkiye sebep olabilir.

 

  • Nefes Almayı Unutmayın

“Egzersiz yapmanın kulaklarla nasıl bir bağlantısı olabilir?” diye düşünebilirsiniz. Örnek olarak, ağırlık kaldırmanın başlıca iki öğesine bakalım. Bunlardan ilki basınçtır. Zorlama, kafatasının içinde basınç oluşmasına neden olur, bu durum da kulakların içinde basınç oluşmasına sebebiyet verir. İkincisi ise, nefes tutmadır.

 

  • Müziğin Sesini Sonuna Kadar Açmayın

Spor salonları gürültülü yerlerdir. Sporcuları yoğun antrenmanları için motive etmek adına spor salonları genellikle müziği son ses açarlar, hatta bazen bu müzik 90-100 dB ’e kadar bile ulaşabilir. Vücutlarını son noktaya kadar zorlayan sporseverler, işitmelerinin risk altında olduğunun farkında olmalıdırlar. Yüksek sesli müziğe bir de bisikletlerin, yürüyüş bantlarının ve ağırlıkların düşme sesleri de eklenince geri dönülmesi zor, gürültü kaynaklı işitme kaybı tinnitusun (kulak çınlaması) ortaya çıkması ihtimali yüksektir.

  • Egzersiz sırasında yapılması/yapılmaması gerekenler;

 

1.Egzersiz sırasında ya da sonrasında işitmenizde herhangi bir farklılık hissediyorsanız, hemen işitme testi yaptırmalısınız,

2.Zorlanmayı azaltmak için kaldırdığınız ağırlığı hafifletmeye çalışın,

3.Spor salonunda işitmenizi korumaya çalışın. Salonda çalan müzikten korunmak için kulak tıkaçları takın veya kulaklıkla müzik dinlerken sesi makul bir seviyede tutun,

4.Ağırlık kaldırırken nefesinizi tuttuğunuzda kulaklara baskı artacağı için bunu yapmaktan kaçının,

5.Ağırlık kaldırırken kendinizi aşırı zorlamayın,

 

Kaynak: https://www.healthyhearing.com/report/52610-Could-your-exercise-program-be-causing-hearing-loss

Share

Odyoloji Uygulamanızda Zaman Kazandıran İpuçları

Her iş alanında olduğu gibi, odyoloji uygulamasında da “zaman” en değerli üründür. Çoğu odyolog, zamanın durması ve günün birkaç saat daha uzun olması için her şeyi yapabilir. Maalesef, bir gün sadece 24 saatten oluşmaktadır ve bu saatleri en iyi şekilde değerlendirmeye çalışmanız gerekmektedir. Zaman yönetiminin zorlu bir süreç olmaması için aşağıdaki ipuçlarından yararlanarak iş gününüzü daha verimli kullanmanın yollarını öğrenebilirsiniz.

-İş gününüzü düzenleyin

-Görevlerinizi gruplandırın

-Teknolojiden yararlanın

-İş yerinde sonu gelmeyen sohbetlerden kaçının

-Bazı görevlerinizi diğer çalışanlara devredin

Share

Tinnitus (Çınlama) Hastalarını Anlama ve Tinnitusa Yaklaşım

Tinnitus (çınlama), hiçbir harici ses bulunmadığında seslerin işitsel olarak algılanmasıdır. Tinnitus, işitsel yollardaki herhangi bir yerde oluşan “hayalet” bir algıdır. Bu pek çok şekilde tarif edilmektedir, örneğin; çınlama, uğultu veya ıslık gibi. Sübjektif çınlama sadece hasta tarafından duyulur. Objektif çınlama, hastanın kulak kanalı üzerine yerleştirilen steteskop ile bir doktor tarafından duyulabildiği gibi, başkaları tarafından da duyulabilir.

Tinnitus tedavisi hasta merkezli bir yaklaşım ile en iyiyi başarır. Tedavinin yönü – hasta eğitimi, danışmanlık, ses terapisi, işitme cihazı kullanımı – hastanın ihtiyaçlarına bağlıdır ve hasta ile odyolog arasındaki ortak anlaşma ile belirlenir.

Küresel olarak, yetişkinlerin %10’u işitme kaybı yaşarken, yetişkinlerin %10-15’i kronik tinnitus yaşar. Tinnitusu olan kişilerin yüzde sekseni bundan rahatsızlık duymazken kalan yaklaşık %20’lik kronik tinnitus hastası tıbbi yardım almaktadır. Tinnitusu olanların sadece %1-2’si bunun kendileri için bir engel olduğunu bildirmektedir.

Tinnitus için çözüm arayan hastalar işitme merkezlerine ya da kulak burun boğaz doktorlarına gittiklerinde, çeşitli duygularını ifade edebilirler – anksiyete ve korkudan, öfke ve umutsuzluğa kadar. Birçoğu başarısız olmuş farklı çözümler denemiş olabilirler ve endişeli, şüpheci ve güvensiz hale gelirler.

Bilinen kesin bir tedavisi bulunmamakla birlikte, tinnitus ile yaşamayı öğrenmeyi mümkün kılacak tedavi seçenekleri mevcuttur. Kapsamlı bir değerlendirme, her hastanın ihtiyaçlarını dikkate alan bir tinnitus tedavi planı oluşturmaya yönelik ilk adımdır. Tinnitus yönetimi genellikle hasta eğitimini, hasta danışmanlığını ve sorun alanına odaklanan ses tedavisini içerir.

Her hasta için işe yarayan tek bir yaklaşım yoktur. Hastalarınız için en etkili yöntem olan kişisel tekniklerin ve ses üreten cihazların kombinasyonunu belirlemede hastalarınıza yardım etmeniz gerekecektir.

Tinnitus Hastaları Diğer Hizmetlere Ne Zaman Yönlendirilmeli?

Bazı hastalarda, tinnitus tedavisine başlamadan önce tıbbi ya da psikolojik kontrol gerekebilir. Tinnituslu hastaların yaklaşık %20’sinde odyolojik tedavi öncesi müdahale gerekir.

Eğer hasta intihar düşüncesi ifade ediyor veya depresyon, anksiyete gibi ruhsal sağlık sorunları belirtileri gösteriyorsa: Hasta acil bakım veya ruh sağlığı merkezine yönlendirilmeli ve intihar düşüncesi olduğunu rapor edilmelidir. Gerekirse acile veya ruh sağlığı merkezine kadar hastaya eşlik edilmelidir.

Eğer hastada fiziksel travma, yüz felci veya açıklanamayan ani işitme kaybı varsa: Hastayı acile veya kulak burun boğaz uzmanına sevk etmek gerekir.

Eğer hastada aşağıdakilerden herhangi biri varsa:

  • Objektif tinnitus
  • Baş veya boynun hareketine bağlı semptomlar
  • Aktif kulak enfeksiyonu ya da ağrı
  • Vestibüler belirtiler (örneğin, baş dönmesi / vertigo)

Hasta bir kulak burun boğaz uzmanına sevk edilmelidir.

Share

Koklear İmplantlı Çocuğunuzun Eğitimi

Yarıyıl tatili başladı!

Tatil hızlı geçiyor… Kısa bir süre sonra çocuğunuz okula dönerken siz aklınızda bir çok soru ile onun için endişeleniyor olabilirsiniz.

Çocuğum için ne yapmalıyım? Öğretmeninin öğretim tarzını değiştirmesi gerekiyor mu? Öğretmenler daha yüksek sesle konuşmalı mı? Çocuğum diğer arkadaşları tarafından yalnız bırakılır mı?

Endişelenmeyin, öncesinde yapılacak olan hazırlıklar ile herşey yoluna girecektir. Çocuğunuza yardımcı olacak aşağıdaki basit yöntemler hakkında okuldaki öğretmenlerini bilgilendirin. Bu yöntemler aslında okuldaki diğer sağlıklı işiten çocuklar için de fayda sağlayacaktır.

-Öğretmenin öğrencileri teker teker konuşması için yönlendirmesini isteyin

-Öğretmenin öğrencilerden istediklerini aktarırken sınıfın sessiz olmasına özen göstermesini isteyin

-Öğretmenin açık anlaşılır bir şekilde uygun bir ses tonunda mümkünse göz teması kurarak konuşmasını isteyin

-Müfredat ve dersleri önceden belirlenmiş ve öngörülebilir bir sistem içerisinde aktarmasını isteyin.

Share

Bebeklerde İşitme Gelişimi

Ülkemizde tüm hastanelerde yenidoğan işitme taraması zorunludur. Bebeğin işitmesi ilk taramada yetersiz bulunursa genellikle birkaç hafta sonraya ikinci tarama planlanır. Ancak bebeğiniz bu taramaları geçmiş olsa bile büyüdükçe işitme problemi ortaya çıkabilir. Bebeğinizin işitmede zorluk çektiğini düşünüyorsanız hemen doktorunuza başvurmalısınız. Büyüme evrelerine göre bebeklerde işitme gelişimini sizler için sıraladık:

4 aylık olana kadar bebeğiniz :

  • Yüksek ses çıkarttığınızda sıçrama benzeri bir tepki vermeli
  • Yüksek sese uyanmalı
  • Gülümseyerek sizin sesinize tepki vermeli
  • Tanıdık bir ses duyduğunda sakinleşmeli

4-9 aylık bebeğiniz:

  • Konuşulduğunda gülümsemeli
  • -Ses çıkaran oyuncaklara tepki vermeli
  • Tanıdık ses duyunca kafasını çevirip bakmalı
  • “Bab bab” benzeri sesler çıkarmalı

9-15 aylık bebeğiniz:

  • “Bab bab” benzeri sesler çıkarmaya devam etmeli
  • Bazı basit sesleri tekrarlamalı
  • Temel komutları anlamalı
  • Adını söylediğinizde bakmalı

15-24 aylık bebeğiniz:

  • Bazı basit kelimeleri kullanabiliyor olmalı
  • Vücudundan bölümler sorduğunuzda gösterebiliyor olmalı
  • Benzer nesneleri aynı isimle çağırmalı
  • Basit ritimli şarkıları ilgiyle dinliyor olmalı
  • Tanıdık objeleri söylediğinizde gösterebiliyor olmalı
  • Basit komutları yerine getirebiliyor olmalı

 

Odyolojide işitme testleri genellikle sessiz bir kabinde özel kulaklıklar ile yapılır.Bu testlerde hastalardan ses duyduğunda düğmeye basması istenir.Her ne kadar bu yöntem yetişkinlere uygun görülse de benzer kabinlerde çocuklar hatta bebekler içinde uygun değerlendirme araçları bulunur.Odyoloğunuz aileden birinin eşliğinde bebeği odaya alır ve davranışsal değerlendirmelerini yapabilir. Bu yöntemlerin hiçbiri bebeğinizin canını acıtmaz.  Bebeğinizin işitme kaybı olduğu testler sonucunda ortaya konduğunda; işitme kaybının şiddetine ve derecesine bağlı olarak uygun işitme cihazı ile işitmesi desteklenecektir.

 

Kaynak :

hhttp://www.healthyhearing.com/help/hearing-loss/children

Share