Egzersiz Programınız İşitme Kaybına Sebep Olabilir Mi?

2018 yılına girerken, belki de fit olmayı hedeflediniz. Tatil dönemi yaklaşıyor, bu sebeple hep hayalini kurduğunuz fit plaj vücuduna kavuştuğunuzu görür gibisiniz. Ya da belki de, genel olarak sağlığınız için egzersiz yapmaya başladınız. Egzersiz yapmanın, vücuda ve zihne yararlarını göz ardı edemeyiz. Fakat dikkatli olun, yeni egzersiz rutininiz işitme kaybı gibi nahoş bir yan etkiye sebep olabilir.

 

  • Nefes Almayı Unutmayın

“Egzersiz yapmanın kulaklarla nasıl bir bağlantısı olabilir?” diye düşünebilirsiniz. Örnek olarak, ağırlık kaldırmanın başlıca iki öğesine bakalım. Bunlardan ilki basınçtır. Zorlama, kafatasının içinde basınç oluşmasına neden olur, bu durum da kulakların içinde basınç oluşmasına sebebiyet verir. İkincisi ise, nefes tutmadır.

 

  • Müziğin Sesini Sonuna Kadar Açmayın

Spor salonları gürültülü yerlerdir. Sporcuları yoğun antrenmanları için motive etmek adına spor salonları genellikle müziği son ses açarlar, hatta bazen bu müzik 90-100 dB ’e kadar bile ulaşabilir. Vücutlarını son noktaya kadar zorlayan sporseverler, işitmelerinin risk altında olduğunun farkında olmalıdırlar. Yüksek sesli müziğe bir de bisikletlerin, yürüyüş bantlarının ve ağırlıkların düşme sesleri de eklenince geri dönülmesi zor, gürültü kaynaklı işitme kaybı tinnitusun (kulak çınlaması) ortaya çıkması ihtimali yüksektir.

  • Egzersiz sırasında yapılması/yapılmaması gerekenler;

 

1.Egzersiz sırasında ya da sonrasında işitmenizde herhangi bir farklılık hissediyorsanız, hemen işitme testi yaptırmalısınız,

2.Zorlanmayı azaltmak için kaldırdığınız ağırlığı hafifletmeye çalışın,

3.Spor salonunda işitmenizi korumaya çalışın. Salonda çalan müzikten korunmak için kulak tıkaçları takın veya kulaklıkla müzik dinlerken sesi makul bir seviyede tutun,

4.Ağırlık kaldırırken nefesinizi tuttuğunuzda kulaklara baskı artacağı için bunu yapmaktan kaçının,

5.Ağırlık kaldırırken kendinizi aşırı zorlamayın,

 

Kaynak: https://www.healthyhearing.com/report/52610-Could-your-exercise-program-be-causing-hearing-loss

Share

Odyoloji Uygulamanızda Zaman Kazandıran İpuçları

Her iş alanında olduğu gibi, odyoloji uygulamasında da “zaman” en değerli üründür. Çoğu odyolog, zamanın durması ve günün birkaç saat daha uzun olması için her şeyi yapabilir. Maalesef, bir gün sadece 24 saatten oluşmaktadır ve bu saatleri en iyi şekilde değerlendirmeye çalışmanız gerekmektedir. Zaman yönetiminin zorlu bir süreç olmaması için aşağıdaki ipuçlarından yararlanarak iş gününüzü daha verimli kullanmanın yollarını öğrenebilirsiniz.

-İş gününüzü düzenleyin

-Görevlerinizi gruplandırın

-Teknolojiden yararlanın

-İş yerinde sonu gelmeyen sohbetlerden kaçının

-Bazı görevlerinizi diğer çalışanlara devredin

Share

Tinnitus (Çınlama) Hastalarını Anlama ve Tinnitusa Yaklaşım

Tinnitus (çınlama), hiçbir harici ses bulunmadığında seslerin işitsel olarak algılanmasıdır. Tinnitus, işitsel yollardaki herhangi bir yerde oluşan “hayalet” bir algıdır. Bu pek çok şekilde tarif edilmektedir, örneğin; çınlama, uğultu veya ıslık gibi. Sübjektif çınlama sadece hasta tarafından duyulur. Objektif çınlama, hastanın kulak kanalı üzerine yerleştirilen steteskop ile bir doktor tarafından duyulabildiği gibi, başkaları tarafından da duyulabilir.

Tinnitus tedavisi hasta merkezli bir yaklaşım ile en iyiyi başarır. Tedavinin yönü – hasta eğitimi, danışmanlık, ses terapisi, işitme cihazı kullanımı – hastanın ihtiyaçlarına bağlıdır ve hasta ile odyolog arasındaki ortak anlaşma ile belirlenir.

Küresel olarak, yetişkinlerin %10’u işitme kaybı yaşarken, yetişkinlerin %10-15’i kronik tinnitus yaşar. Tinnitusu olan kişilerin yüzde sekseni bundan rahatsızlık duymazken kalan yaklaşık %20’lik kronik tinnitus hastası tıbbi yardım almaktadır. Tinnitusu olanların sadece %1-2’si bunun kendileri için bir engel olduğunu bildirmektedir.

Tinnitus için çözüm arayan hastalar işitme merkezlerine ya da kulak burun boğaz doktorlarına gittiklerinde, çeşitli duygularını ifade edebilirler – anksiyete ve korkudan, öfke ve umutsuzluğa kadar. Birçoğu başarısız olmuş farklı çözümler denemiş olabilirler ve endişeli, şüpheci ve güvensiz hale gelirler.

Bilinen kesin bir tedavisi bulunmamakla birlikte, tinnitus ile yaşamayı öğrenmeyi mümkün kılacak tedavi seçenekleri mevcuttur. Kapsamlı bir değerlendirme, her hastanın ihtiyaçlarını dikkate alan bir tinnitus tedavi planı oluşturmaya yönelik ilk adımdır. Tinnitus yönetimi genellikle hasta eğitimini, hasta danışmanlığını ve sorun alanına odaklanan ses tedavisini içerir.

Her hasta için işe yarayan tek bir yaklaşım yoktur. Hastalarınız için en etkili yöntem olan kişisel tekniklerin ve ses üreten cihazların kombinasyonunu belirlemede hastalarınıza yardım etmeniz gerekecektir.

Tinnitus Hastaları Diğer Hizmetlere Ne Zaman Yönlendirilmeli?

Bazı hastalarda, tinnitus tedavisine başlamadan önce tıbbi ya da psikolojik kontrol gerekebilir. Tinnituslu hastaların yaklaşık %20’sinde odyolojik tedavi öncesi müdahale gerekir.

Eğer hasta intihar düşüncesi ifade ediyor veya depresyon, anksiyete gibi ruhsal sağlık sorunları belirtileri gösteriyorsa: Hasta acil bakım veya ruh sağlığı merkezine yönlendirilmeli ve intihar düşüncesi olduğunu rapor edilmelidir. Gerekirse acile veya ruh sağlığı merkezine kadar hastaya eşlik edilmelidir.

Eğer hastada fiziksel travma, yüz felci veya açıklanamayan ani işitme kaybı varsa: Hastayı acile veya kulak burun boğaz uzmanına sevk etmek gerekir.

Eğer hastada aşağıdakilerden herhangi biri varsa:

  • Objektif tinnitus
  • Baş veya boynun hareketine bağlı semptomlar
  • Aktif kulak enfeksiyonu ya da ağrı
  • Vestibüler belirtiler (örneğin, baş dönmesi / vertigo)

Hasta bir kulak burun boğaz uzmanına sevk edilmelidir.

Share

Koklear İmplantlı Çocuğunuzun Eğitimi

Yarıyıl tatili başladı!

Tatil hızlı geçiyor… Kısa bir süre sonra çocuğunuz okula dönerken siz aklınızda bir çok soru ile onun için endişeleniyor olabilirsiniz.

Çocuğum için ne yapmalıyım? Öğretmeninin öğretim tarzını değiştirmesi gerekiyor mu? Öğretmenler daha yüksek sesle konuşmalı mı? Çocuğum diğer arkadaşları tarafından yalnız bırakılır mı?

Endişelenmeyin, öncesinde yapılacak olan hazırlıklar ile herşey yoluna girecektir. Çocuğunuza yardımcı olacak aşağıdaki basit yöntemler hakkında okuldaki öğretmenlerini bilgilendirin. Bu yöntemler aslında okuldaki diğer sağlıklı işiten çocuklar için de fayda sağlayacaktır.

-Öğretmenin öğrencileri teker teker konuşması için yönlendirmesini isteyin

-Öğretmenin öğrencilerden istediklerini aktarırken sınıfın sessiz olmasına özen göstermesini isteyin

-Öğretmenin açık anlaşılır bir şekilde uygun bir ses tonunda mümkünse göz teması kurarak konuşmasını isteyin

-Müfredat ve dersleri önceden belirlenmiş ve öngörülebilir bir sistem içerisinde aktarmasını isteyin.

Share

Bebeklerde İşitme Gelişimi

Ülkemizde tüm hastanelerde yenidoğan işitme taraması zorunludur. Bebeğin işitmesi ilk taramada yetersiz bulunursa genellikle birkaç hafta sonraya ikinci tarama planlanır. Ancak bebeğiniz bu taramaları geçmiş olsa bile büyüdükçe işitme problemi ortaya çıkabilir. Bebeğinizin işitmede zorluk çektiğini düşünüyorsanız hemen doktorunuza başvurmalısınız. Büyüme evrelerine göre bebeklerde işitme gelişimini sizler için sıraladık:

4 aylık olana kadar bebeğiniz :

  • Yüksek ses çıkarttığınızda sıçrama benzeri bir tepki vermeli
  • Yüksek sese uyanmalı
  • Gülümseyerek sizin sesinize tepki vermeli
  • Tanıdık bir ses duyduğunda sakinleşmeli

4-9 aylık bebeğiniz:

  • Konuşulduğunda gülümsemeli
  • -Ses çıkaran oyuncaklara tepki vermeli
  • Tanıdık ses duyunca kafasını çevirip bakmalı
  • “Bab bab” benzeri sesler çıkarmalı

9-15 aylık bebeğiniz:

  • “Bab bab” benzeri sesler çıkarmaya devam etmeli
  • Bazı basit sesleri tekrarlamalı
  • Temel komutları anlamalı
  • Adını söylediğinizde bakmalı

15-24 aylık bebeğiniz:

  • Bazı basit kelimeleri kullanabiliyor olmalı
  • Vücudundan bölümler sorduğunuzda gösterebiliyor olmalı
  • Benzer nesneleri aynı isimle çağırmalı
  • Basit ritimli şarkıları ilgiyle dinliyor olmalı
  • Tanıdık objeleri söylediğinizde gösterebiliyor olmalı
  • Basit komutları yerine getirebiliyor olmalı

 

Odyolojide işitme testleri genellikle sessiz bir kabinde özel kulaklıklar ile yapılır.Bu testlerde hastalardan ses duyduğunda düğmeye basması istenir.Her ne kadar bu yöntem yetişkinlere uygun görülse de benzer kabinlerde çocuklar hatta bebekler içinde uygun değerlendirme araçları bulunur.Odyoloğunuz aileden birinin eşliğinde bebeği odaya alır ve davranışsal değerlendirmelerini yapabilir. Bu yöntemlerin hiçbiri bebeğinizin canını acıtmaz.  Bebeğinizin işitme kaybı olduğu testler sonucunda ortaya konduğunda; işitme kaybının şiddetine ve derecesine bağlı olarak uygun işitme cihazı ile işitmesi desteklenecektir.

 

Kaynak :

hhttp://www.healthyhearing.com/help/hearing-loss/children

Share

İŞİTME KAYBI OLAN ÇOCUKLARIN EBEVEYNLERİNE TAVSİYELER

İşitme kaybı kabul edilmesi gereken bir gerçektir. İşitme bozukluğu olan çocukların hayatları farklı olsa da ihtiyaçları, duyan çocuklardan farklı değildir. İşitme kaybının bir arıza değil de bir değişiklik olduğunu kabul etmeleri ebeveynlerin çocuklarına karşı olan sevgilerinin ve anlayışlarının artmasını sağlar. Çocukların dünyada tanıdıkları ilk kişiler ebeveynleri olduğu için kişisel, duygusal ve sosyal gelişimleri ve bununla beraber dil öğrenimi ebeveynlerine bağlıdır.

Ebeveynlere sunabileceğimiz birkaç tavsiyemiz olacak:

  • İşitme kaybı konusunda bilgi edinin.
  • Duygularınızı anlayın (çocuğunuzun işitme bozukluğuna karşı hissettiğiniz olumsuz duygular da buna dahil).
  • Kişisel olayları ve duygularınızı paylaşmanız açısından diğer işitme kaybı olan çocukların aileleri ile bağlantıda olmanızı tavsiye ederiz.
  • Çocuğunuzla bir birey olarak gurur duyun.
  • Yaşanan herhangi bir olayı paylaştığınızda anlaşılır bir dilde konuşun ki çocuğunuz da anlayabilsin.
  • Çocuğun merakını uyandıran konularda anlaşılır bir dilde bahsedin.
  • Profesyonel ekip ile çalışmalar yapıp kendilerinden gereken desteği alın.
  • Ailede bulunan diğer çocuklara karşı davranışlarınızın eşit olduğuna dikkat edin (fazla korumacı veya umursamaz davranmayın).
  • Çocuğun içindeki potansiyeli keşfetmesini sağlayın.
  • Çocuğun bağımsızlığını kazanmasını sağlayın.
  • Çocuk büyüyüp geliştiğinde mutluluğunuzu gösterin.
  • Zor anlarda size yardımcı olabilecek espri anlayışınızı geliştirin.
  • Gerekli olduğunda işitme bozukluğu olan çocuklar ve gençler ile çalışın.

NORMAL SINIFTA OKUYUP İŞİTME KAYIPLI OLAN ÖĞRENCİLERE YAPILACAK DESTEK

  • Sınıf öğrencilerini işitme bozukluğu olan bir öğrencinin geleceğine dair bilgilendirmek. Öğrencinin sınıfa adapte olması öğretmenin davranış ve desteğine bağlıdır.
  • İşitme kaybı olan öğrencinin sınıfta oturacağı yer işitsel ve sosyal alan rahat olmalıdır.
  • Öğrencinin dudak okumasına engel olacak fiziksel durumlardan (saç, bıyık, sakal ve göz alan mücevher) uzak durulmalıdır.
  • Öğretmen bir şey okuduğunda okuduğu şeyin yüzünü kapatmadığından emin olmalıdır.
  • Göz teması işitme bozukluğu olan öğrencilere yardımcı olur.
  • Öğretmen konuştuğunda 45 dereceden daha fazla dönmemeli ve yüzü öğrenciye dönük olmalıdır.
  • Işık daima öğretmenin yüzüne doğru olmalıdır. Öğretmen pencere kenarı veya ışığın göz aldığı diğer yerlerde durmaktan kaçınmalıdır.
  • İşitme kaybı olan çocuğa dersi takip edebilmesi açısından sınıftan biri görevlendirilmelidir. Örneğin: not alma, defter fotokopisi, bilgisayarda yazma vb.
  • Görsel araçlar ve tahta daha bol kullanılmalıdır.
  • Yardımcı dersler verilmelidir. (çalışma yolları ve eksik kaldığı yerlerin tamamlanması gibi).
  • Öğretmen ders başında konuştuğunda veya direktif verdiğinde işitme kaybı olan öğrencinin dikkatinin kendisi üzerinde olduğundan emin olmalıdır.
  1. Sözlerin anlaşılır olması için kısa ve basit söylenmeli
  2. Söylenenlerin anlaşıldığını anlamak için soru sormak
  3. Öğrenci anlamakta zorlandıysa tekrarlamak
  4. İstenilenlerin başlıklarını tahtaya yazmak
  • İşitme kaybı olan öğrenci kendisinin ve öğretmeninin rahatlığı için sınıfta mutlaka işitme cihazı takmalıdır. İşitme cihazının doğru çalıştığı kontrol edilmelidir. Bu durumlarda FM sisteminin (yardımcı dinleme sistemi) kullanımı çok faydalı olur.
  • İşitme kaybı olan öğrenci iletişim yeteneğini geliştirmesi için çeşitli iletişim tedavileri almalıdır.
  • Sınıftaki akustik şartların iyi olmasına dikkat edilmelidir.
  • İşitme kaybı olan öğrencilerin öğretmen ile direkt ve rahat bir şekilde iletişim kurabilmesi gerekir.
  • Direkt işitme kaybı ile ilgili olmayan konularda öğrenci, öğretmen tarafından kayırılmamalıdır. Böyle bir durum diğer sınıf arkadaşlarını tepkisine neden olabilir.
  • Adaptasyon sırasında, öğretmen, ebeveyn ve okul müdürünün desteği alınmalıdır.
  • Tedavi merkezlerinde bulunan diğer işitme bozukluğu olan öğrenciler ile çalışılması sağlanmalıdır.

İŞİTME KAYBI OLAN ÖĞRENCİLERİN RAHAT İŞİTME ORTAMI İÇİN GEREKEN ŞARTLAR

İşitme kaybı olan öğrencilere rahat işitme ortamı yaratılması için çevresel şartlar uygun olmalıdır. Sınıflar gürültülü olmasa bile belirli bir eko vardır. Bununla birlikte öğretmenin sürekli hareketi öğrencinin takibini zorlaştırır.

Diğer öğrencilerin konuşmaları, koridordaki gürültü, bahçeden gelen sesler öğrencinin dersi takip etmesini zorlaştırır.

İşitme kaybı olan öğrencinin okuduğu sınıf, çevre seslerinden uzak bir yerde olmalı ve aşağıdaki şartlara sahip olmalıdır.

  • Akustik tavan
  • Işıklı zil
  • Yerde halı veya linolyum kaplaması
  • Duvarların kaplaması 150 cm`ye kadar olmalı
  • Pencereler gölgelenmeli
  • Sandalye ve masanın ayaklarının altına sesleri engellemesi için sünger koyulmalı
  • Sessiz çalışan klima
  • Sound Field sistemi takılmalı

Öğrencinin maksimum şekilde eğitimini sürdürebilmesi için doğru ve rahat çevresel şartlar çok büyük önem taşımaktadır.

Share

Koklear Implant ile Müzik Dinleme

“Müzik dinlemek” basit bir şey değildir. Müzik kendi içerisinde pek çok bilimsel ve teknik unsur barındırır. Ritim, nota uyumu, perde, frekans gibi. Ama önemli olan bu kavramları bilmeniz ve profesyonelce değerlendirmeniz değil, kulağınızın işitsel lezzetidir. Bırakın kulağınız neyi beğendiyse, onun keyfini sürsün.

Müzik ile ilgili bazı kavramları biraz daha açıklayacak olursak;

-Müzik Algılama: ritmi, tınıyı ve sesi algılama.

-Müzik Keyfi : Belirli bir bilgiye ihtiyaç duymadan müzik keyfi.

-Müzik Memnuniyeti: Müziğin “tam”, “rezonans”, “harmonik” gibi sesler çıkardığını anlayabilmek için özel müzik deneyimi ve bilgisi.

Burada “müzik memnuniyeti”, “algı” dan daha iyi veya daha önemli değildir. Tüm bu kriterlerde “müzik keyfi” en önemli unsurdur. Yani müziği beğendiyseniz, hoşunuza gidiyorsa en önemli şey budur.

Eğer bir CI kullanıcısı iseniz ve müzikten keyif almak istiyorsanız ayrıca kulak ve müzik aleti çalma becerilerinizi de geliştirmek istiyorsanız yapabileceklerinizi sıraladık :

-Sıklıkla ve aktif olarak müzik dinleyin

-Müzik videolarını izleyin. İzlerken sözlerini de okumak faydalı olabilir.

-Müzik klüplerine katılın, ortak zevkiniz olan kişiler ile tanışın.

En önemlisi aktif olarak dinlemeyi sürdürmektir. Müzik eğitimi, sosyal çevrenizde gürültülü ortamlarda konuşmayı anlama konusunda gelişmenizi sağlar. Müzik keyfiniz artarken günlük ortamlarda iletişim becerileriniz de artmış olur.

Share

İşitme Kaybının Erken Teşhisi

Çocuklarda İşitme Kaybının Erken Teşhisi

Düzgün ve doğru işitme, konuşma ve konuşulan dil için çok büyük bir önem taşır. Her türlü işitme kaybı konuşma için büyük problemlere sebep olabilir ve ne kadar geç teşhis edilirse etkileri de o kadar ciddi olur.

Konuşmanın ve dilin gelişimi bireyin ilk yıllarında oluşur bu yüzden problem ne kadar erken teşhis edilip tedavi edilmeye başlanırsa ilerde doğacak problemler azaltılır ve diğer çocuklar ile olan fark daha çabuk kapatılır. Günümüzde işitme bozukluğu bebek doğar doğmaz basit bir test ile teşhis edilmektedir. Bu test ülkedeki hastanelerde bebeğin doğumunun ikinci veya üçüncü gününde yapılmaktadır. Bebekte işitme kaybı tespit edildiğinde, başka testlerin uygulanabilmesi için bu konuda uzman olduğu bilinen merkezlere yönlendirme yapılır.

Genel gelişim testler çerçevesinde 7-9 aylık olan her bebeğe genel işitme testi uygulanmaktadır. Geç yaşta işitme kaybının farkına varılırsa da erken teşhisin önemi unutulmamalı ve hemen tedaviye başlanmalıdır.

Çocuklarda İşitme Kaybının Belirtileri

Ani ve şiddetli gürültü karşısında bebeğin uyanmaması

Ani ve şiddetli sese karşı bebeğin korkmaması

4-5 aylık olan bebeğin sesin kaynağını aramaması

10 aylık bebeğin çok az sesler çıkarması

Bir yaşındaki bebeğin anne veya baba demeye çalışmaması ve söylenen kelimeleri tekrarlamaması

1 yaşın üzerindeki bebeğin basit soruları anlamaması

1,5 yaşındaki bebeğin kelime hazinesinin çok az ve basit olması

2 yaşındaki çocuğun ‘’ annem- biberon ‘’ gibi basit kelimeleri birleştirememesi

2,5 yaşından büyük çocukların konuşmasının anlaşılır olmaması

Çocuğun müziği çok yüksek bir ses ile dinlemesi, normal bir ses tonu ile konuşulduğunda konuşanın yüzünü görmeden tepki verememesi

Gençlerde Ve Erişkinlerde İşitme Bozukluğuna Dair Belirtiler

Konuşan kişinin konuşmasının net olmadığına dair tekrarlanan işaretler

İşitme kalitesi ile ilgili arkadaşların ve yakınların şikâyeti

Çok sık bir şekilde efendim diye sorulması

Çağırıldığında cevap verilememesi

Konu ile alakalı olmayan cevaplar verilmesi

Doğru zamanda gülünmüyorsa

Çoğu zaman konunun dışında hissediliyorsa

Kesin olmayan genel cevaplar veriliyorsa

Televizyon sesinin çok yüksek olduğuna dair etraftan şikâyetler geliyorsa

Telefon ve kapı sesi duyulmadığı için cevap verilemiyorsa

Dudak okuduğunun farkına varılıyorsa

İşitme Kaybının Etkilediği Alanlar

İşitme kaybı kişinin fiziksel sağlığını olduğu gibi ruhsal sağlığını da önemli derecede etkiler. İşitme kaybının kişiyi olumsuz yönde etkilediği alanlar aşağıdaki gibi belirtilebilir;

İletişim kalitesi

Dil öğrenimi

Öğrenim potansiyelinin kullanılması

Sosyal ilişkiler edinme ve geliştirme

Aile hayatının kurulması

Duygusal gelişim

Özgüven

Sosyal yalnızlık

Kariyer hayatındaki başarı

(Kaynak: İsrail Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının Rehabilitasyon Bölümü ve ”ŞMA” Organizasyonu tarafından hazırlanmıştır. İşitme Engelliler ve Aileleri Derneği tarafından orijinaline sadık kalınarak revize edilmiştir. 2012)

Share

Ses Ne Zaman Çok Yüksektir?

Sağlıklı İşitme İçin En Yeni Akıllı Telefon Uygulamaları

 

Hayat bazen çok gürültülü olabiliyor değil mi? Gürültüye maruz kalmak uyku problemlerine, kalp sorunlarına ve uzun vade de kalıcı işitme kaybına yol açabilir.

Peki, ses ne zaman çok yüksek demektir? Hastalık Kontrol Merkezine göre (CDC) 85 desibelden daha yüksek bir sese maruz kalmak kulak çınlamasına ve kalıcı işitme kaybına sebep olabilir. Sağırlık ve Diğer İletişim Bozuklukları Ulusal Enstitüsü rahat işitme düzeyinin 60 desibelden az olmasını gerektiğini belirtiyor. Profesyonel gürültü ölçerlerin maliyeti 90 $ ile 6500 $ arasında değişirken, gittiğiniz her yere taşımak pratik de olmayacaktır. Bunun yerine profesyonel bir ses ölçer kadar doğru sonuç vermese de aşağıda listelediğimiz yaklaşık en doğru sonucu veren ses ölçüm uygulamalarından birini indirebilirsiniz.

Akıllı Telefon Ses Ölçüm Uygulamaları için Uzmanlar Ne Diyor?

Ulusal Mesleki Güvenlik ve Sağlık Enstitüsü (NIOSH) hangi akıllı telefon uygulamasının en güvenilir sonucu verdiğini ölçümlemek için pilot bir çalışma gerçekleştirdi. Sonuçlar Amerikan Akustik Derneği Dergisi’nde yayınlandı.130 IOS 62 Android uygulamasından mesleki ses düzeyini ölçmede en güvenilir aşağıdaki dört uygulamayı bulmuştur:

  • Sound Meter : 1.99 $

Bu uygulama çevrede, elektrikli aletlerde, çocuk oyuncaklarında işitme kaybına neden olabilecek yükseklikte ses olduğunda fark edilen bir alarm sistemini de içerir. Ev sineması ve hoparlörleri ölçümlemek için de ayarlanabilir.

  • SPLnFFT Noise Meter : 3.99 $

Bu uygulama Kuzey Amerika İşçi Sağlığı ve Güvenliği Fonu tarafından önerilir. Sessiz ve normal düzeyde ses seviyesinde iken yeşil ekranda, gürültü ve tolere edilemez ses seviyesinde iken kırmızı ekranda belirtir.

  • NoiSee : 0.99 $

Ses Düzeyi Ölçme ve İşyerinde Ses olmak üzere iki ayrı modu vardır.

  • Noise Hunter : 5.99 $

Bu uygulamanın en önemli özelliği, telefonun ekranında sanal bir ses danışmanı gibi görev yapan ve ses seviyesini gösteren (dB (A) , dB (B) ve dB (SPL) ) bir avatar olmasıdır. Diğer programları ise kalıcı olarak maruz kaldığınız ses seviyesini ve arka plan gürültü seviyesini değerlendirmenizi sağlar.

 

Tüketicilerin Olumlu Değerlendirdiği Ses Ölçüm Uygulamaları

Peki, sadece gündelik hayatında maruz kaldığı sesi öğrenmek isteyen herhangi bir kişi hangi uygulamaları kullanmalı? Aşağıda kullanıcılardan yüksek puan almış uygulamaları sizler için sıraladık:

  • Decibel Meter : Ücretsiz
  • DB Volume Meter : 0.99 $
  • TooLoud Pro : Ücretsiz
  • Noise Exposure : Ücretsiz

İşitme Kaybını Önlemeye Yardımcı Uygulamalar

Gürültüye bağlı işitme kaybı, işitme kayıpları arasında en önlenebilir olanıdır.

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, 12 ile 35 yaş arasındaki 43 milyon insan kişisel elektronik cihazlarından çıkan yüksek ses seviyeleri sebebi ile işitme kaybına sahip.

Profesyonel kulaklık kullanıcıları için işitme seviyesi yönetim teknolojileri geliştiren bir teknoloji şirketi olan LimitEar, bu sorunu çözmek için Hear Angel® adlı bir akıllı telefon uygulaması geliştirdi. Bu uygulama,kullanıcıların dinledikleri ses seviyelerini ve sürelerini izleyerek güvensiz seviyelerde dinlemesini engeller. Ebeveynler de bu uygulamayı çocuklarının dinleme alışkanlıklarını yönetmek ve yüksek ses seviyesine maruz kalmasını engellemek için kullanabilirler. Henüz telefona indirmek için uygulaması yok ancak isteyen kullanıcılar şirketin web sitesinden ön sipariş verebilirler.

 

Share

Kemik İletimli İşitme Sistemi İle Seyahat

Tatilinizi Planlamaya Başladınız Mı?

 

Ponto gibi bir kemik bağlantılı işitme sistemi ile seyahat ederken, göz önüne almanız gereken birkaç şey var. Bazı kullanıcılarımızla konuştuk ve sizin için bazı seyahat ipuçları topladık.

 

Valiz Hazırlarken

İhtiyacınız olan herşeyi almayı unutmayın ve eşyalarınızın doğru yerde bulunmasına dikkat edin. Biri yanınızda diğeri bagajda olmak üzere iki paket pil alabilirsiniz, böylece bagaj kaybı durumunda da hazırlıklı olursunuz. Alternatif olarak tüm işitme ihtiyaçlarınızı el bagajınıza da koyabilirsiniz. Kullandığınız aksesuarlar, streamer, nem giderici, şarj unitesi ve koruyucu kılıf gibi yan ürünleri yanınıza almayı unutmayın, yolda ihtiyacınız olabilir.

Güvenlik

Ponto kullanıcısı olarak havaalanı güvenliğine herkes gibi gidebiliyor olmalısınız. Ponto herhangi bir alarm vermemeli ya da herhangi bir soruna neden olmamalı, ancak yine de bu konu ile ilgili olarak size soru sorulabilir.Tipik olarak, güvenlik personeli sadece Ponto’yu ve onun nasıl çalıştığını bilmek ister. Ponto’nuzun hücresel bir sinyal kullanmadığına dikkat çekmek önemlidir. İşlemcinizi çıkarmanız ve diğer eşyalarınız ile birlikte x-ray cihazından geçirmeniz istenebilir. Bu, işlemcinize zarar vermeyecektir, bu yüzden sizden istendiğinde endişelenmenize gerek yoktur.

Uçuş Esnasındaki Deneyim

Ponto’yu uçakta kullanmak kişisel bir tercih ancak, çantalarınızı çıkarmadan önce düşünmeniz gereken birkaç şey var. Örneğin uçuşlar sırasında uyumak isterseniz, işlemcinizi daha rahat olmak için çıkartabilirsiniz.

Film izlemek veya müzik dinlemek isterseniz ekstra pil ve aksesuarların hazır olduğundan emin olun. Bluetooth özelliği sağlayan Oticon Medical Streamer’ı müzik dinlemek veya film izlemek için kullanabilirsiniz.

Basınç düşüşleri, kalkış ve inişler kemiğe bağlı bir işitme sistemini etkilemediğinden, Ponto kullanıcıları uçuş esnasında duydukları gibi duyarlar.

Gittiğiniz Yerde

Evinizde olduğu gibi gittiğiniz yerde de hava değişikliği, cihazınızın bakımında önemli bir faktördür Sıcak, nemli bir iklim Ponto’ya zarar vermez, ancak herhangi bir elektronik cihazda olduğu gibi aşırı nemden kaçınmak en iyisidir. Ve en önemlisi: Havuza ya da denize atlamadan önce işlemcinizi çıkarmayı unutmayın!…Güvenli yolculuklar ve mutlu tatiller..

Share